Haftalık Bülten | 09-15 Subat

Bu hafta bol blog yazılı bir hafta oldu. Bu yazımla birlikte toplam 5 blog yazısı yazdım. Benim için rekor olabilir bu. Ben eskiden ayda okadar büyük değerlere ulaşamazdım. Hem bu Haftalık Bülten yazıları hemde okuduğum bu yazı (Software Engineers Should Write) beni baya bir motive ediyor anlaşılan.

Isler Güçler

Geçen hafta bahsetmiştim artık danışman usulü çalışıyorum. Şu anda iki farklı şirkette çalışıyorum. Bu başta çok kolay ve zevkli gözükse de içine girince anladım ki çok daha yorucu oluyor. Birinde sıfırdan proje yazarken diğerine eski iş arkadaşlarıma projelerinde destek oluyorum ve şirket içi eğitimler veriyorum. Tamamen iki farklı bakış açısı ve ikisi arasında gidip gelmekte beni biraz yoruyor.

Ek olarak şunu anladım. Ben çalışmayı bırakabilen biri değilim. Yeni proje geliştirdiğim işte haftalık belirli bir güne göre anlaştık. Aynı zamanda uzaktan çalışıyorum. Normalde uzaktan çalışanlar rahat çalışır az çalışır diye düşünüyordum. Bende hiç öyle olmuyor. Ben aksine ya hak geçmesin diyip daha çok çalışıyorum. Bu hafta mesala pazar dahil hergün çalıştım. İçim rahat etmiyor başka türlü.

Bunun haricinde yeni proje çok keyifli gidiyor. Uzun zamandır sıfırdan bir proje tasarlamamıştım. İşler için doğru araçları seçmek bunları inclemek ve karşılaştırmak keyif verici. Tabi bazı araçlar beni hayal kırıklığına uğratıyor. Örneğin Hibernate, PESSIMISTICLOCK mekanizması beklediğimden çok daha yavaş çalışıyor. Ne yazık ki native olarak yapmakla arasında çok fark var. Tabi bir fark olmasını bende bekliyorum ama beklentimin ya da normal kullanıma göre bu fark çok fazla. Daha sayılarla konuşmak için belki ileride bu tip bir Benchmark yazısı yazabilirim aslında. PESSIMISTICLOCK ile uğraştıkça OrmHater’ları (Martin Fowler ya da Yegor) biraz daha iyi anlamaya başladım açıkçası.

Development

Intellij

Eclipse ve Intellij arasında mekik dokuyan biri olarak, Intellij’e hergün biraz daha alışıyorum. Yeni geliştirdiğim projede ActiveMQ, CXF ve Camel kullanıyoruz. Tahmin edebileceğiniz gibi bolca xml yazıyorum. Fakat Intellij bu işi okadar basite indirgemiş ki hiç zorluk çekmiyorum. Bir hata varsa bunu uygulamayı çalıştırmadan anında görebiliyorum. Bu da geliştirmeyi hem daha zevkli yapıyor hem daha kolay. Bu bakımdan bakıldığında ne yazıkki eclipse sınıfta kalıyor. Intellij’deki prodcutivity’mi Eclipse kadar yapmak için yine de çabalamam gerekiyor. Bu konuda aşağıdaki yazılardan bolca yardım alıyorum.

JavaScript ve AngularJS

Zaman buldukça JavaScript ve AngularJS ile ilgileniyorum. İkisinde de kod yazdığımda kodun bir Java’cı tarafından yazıldığı belli oluyor. Bu da beni çok rahatsız ettiğinden bunu gidermeye çalışıyorum. Bir yandan da aklıma AngularJS ile ilgili blog yazısı yazmak geliyor ama 2.0 çıkacağını bildiğimden hiç elim gitmiyor. Bende düşünüp o zaman 2.0 ile ilgili yazılar yazayım dedim ve bir iki yazı ile video seyrettim. Aynlaşılan bir hayli değişiklik var. Hem geliştirme dili olarak hem geliştirme ortamı olarak.

Örneğin AngularJS AtScript denilen bir dille üretiliyormuş. Bu dil (yani dil dediğim CoffeeScript ya da TypeScript gibi, sonradan JavaScript’te çevrilen bir dil), hem yeni JavaScript standartlarını, hem TypeScript standartlarını kapsayacak üzerine de kendisi yenilikler getirecekmiş. Eğer detayını merak ediyorsanız ng-europe’ta yapılan bu konuşuşmadan detayları öğrenebilirsiniz.

Tazeler

  • StoriesOnBoard: Story’lerinizi tanımlayabileceğniz ve kolaylıkla release yönetimi yapabileceğniz bir uygulama. Bence dağıtık çalışan ve agile kullanan takımların ihtiyacı olan şey. Evet Jira ya da benzeri ürünlerin kendi kenban board eklentisi var, ama hiç biri StoriesOnBoard kadar basit ve kullanışlı değil. Tamamen amaca yönelik bir uygulama olmuş
  • Spring Initializr: Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine haberim oldu. Spring ile ilgili bir kütüphaneyi hızlıca denemenize olanak sağlayan bir program. Yek yapmanız gereken istediğiniz kütüphaneleri seçmek. Sizin için tüm bağımlılıkları dahil edilmiş bir proje üretecek. Sonra bunu alıp istediğiniz gibi kütüphanenizi deneyebilirsiniz.
  • SmileChat: Whatsapp alternatifi bir uygulama gibi düşünebilirsiniz. Hatta daha doğrusu Whatsapp ile Snapchat arası bir uygulama. Text’inizi paylaşırken aynı zamanda da kamera görüntüsü de paylaşıyor. Güzel düşünülmüş, ama yine de Whatsapp’in yerini alabileceğini sanmıyorum.
  • WatchPeopleCode: Online olarak başkalarının nasıl development yaptığını seyredebilirsiniz. Nasıl insanlar twitch üzerinden başkalarının nasıl oyun oynadığını seyrediyorlarsa bu da internet üzerinden nasıl development yaptığını seyrediyorsunuz. Zaten yine twitch üzerinden stream yapılıyor.
  • Nuu: Yeni mekan keşfetmeyi sevenler için güzel bir uygulama. Çevrenizde her yeni mekan açıldığında sizi haberdar ediyor. Birnevi mekanlar için producthunt olarak düşünebilirsiniz.
  • Damo: Şöyle düşünün tabletinizi ya da başka bir android cihazınızı projektöre bağladınız. Sunumunuzu falan buradan yapıyorsunuz. Aynı zamanda projektörün yansıttığı yüzeyin dokunmatik ekrana dönüştüğünü düşünün. İşte damo bunu yapıyor. Daha doğrusu yapmayı amaçlıyor. Indiegogo’da yardımlarınızı bekliyor.

End Of Line

  1 Comment

  1. Bahadır AKIN   •     Yazar

    Infocus

Yorumlama kapalıdır.