Londraya Taşınmak

Evet, nerede kalmıştık. En son vizemin çıktığını ve vizem başladığı gibi soluğu Londra’da aldığımı anlatmıştım. İlk yapılması gerekenden başlayıp, sırayla Londra’ya taşınırken yapılması gereken şeyleri anlatmaya çalışacağım. Umarım Londra’ya taşınmayı düşünen herkesin az çok olsun işine yarar.

Hazırlık

Londra’ya gelmeden önce bir ön hazırlık yapmanızda fayda. Ön hazırlıktan kastım, en azından ev bakmanız ve Londra hakkında genel bir fikre sahip olmanız. Gerçi bu yazıyı büyük ihtimalle bu sebepten okuduğunuzdan bunu söylememe gerek yok ama olsun. Bu bölümde elimden geldiğince size kendi gözümden Londra’yı anlatmaya ve tavsiyeler vermeye çalışacağım.

Farklı Kültürler

Londra’ya gelmeden önce bir hayli araştırma yapmaya çalıştım. Genelde  yabancı sitelerde buldum aradığımı. Ama kabul edelim ki çok farklı iki kültürden bahsediyoruz. Hal böyle olunca da herşey göreceli oluyor.  Örneğin internette Londra metrosunun çok kalabalık olduğunu okudum. Şimdi İstanbul’da yaşayan biri için kalabalık, Londra’da yaşan birine nazaran çok farklı bir anlam ifade edebiliyor.

Resimlerle açıklamaya çalışayım. Yukarıdaki resimlerin biri telegraph gazetesinden öteki sözcü gazetesinden alındı. İki gazetedeki haberde aynı şeyi anlatmak istiyor. Fazla kalabalık toplu ulaşım… Birinde kitaba yer var, köpeğe yer var, ötekinde havaya bile yer yok. Bu sebepten internette okuduğunuz herşeye, bu yazı da dahil olmak üzere, şüpheci bir gözle yaklaşın. Okuduğunuz herşeyin öznel olduğunu aklınızdan çıkarmayın ve size göre doğru olanı anlamaya çalışın.  Bense 10 senedir İstanbul’da yaşayan biri olarak, birazda kendi gözümden anlatmaya çalışacağım.

Bu arada, ben Londra’ya geldiğimdem beri yukarıdaki resimden daha kalabalığına binmedim. Evet, kapı önleri falan dolu oluyor ama ortalar hep boş. Ah bir de, “boşluklara doğru ilerleyelim, kapı önünde bekleme yapmayalım” demeyi öğreneyim, o gün işte oldum diyeceğim.

Para Dönüşümü Yapmamaya Çalışın

Kendi rahatınız için £-₺ dönüşümü yapmamaya çalışın. Biliyorum zor, insan ister istemez yapıyor bunu. Ama Londra dünyanın en pahalı şehirlerinden biri. Hani hep derler ya Türkiye en pahalı benzini kullanıyor diye falan. Değil. (Yazı yazıldığı sıralarda, Türkiye 1.40$, UK 1.48$ litre başınaydı, asgari ücreti göz ardı ediyorum tabiki de) Londra’da benzin bile daha pahalı. Öyle düşünün.

Örneğin, ilk teklif aldığımda, nasıl geçinebilirim, ev kiraları nedir falan diye bir araştırayım dedim. İyi ev kiraları falan minimum haftalık 250£  falan diyor. Çok pahalı gelmişti. Şimdi, 250£ ev bulayım hemen çıkarım. Ondan ₺ gibi düşünmeye çalışın. 1000₺ aylık, merkezi bir yerdeki ev için kötü bir kira değil.

Artık Londra’da çalışıyor ve Londra’da yaşıyorsunuz, paranızı yine £ üzerinden kazanacaksınız. Ondan kendi rahatınız için £-₺ dönüşümü yapmamaya çalışın.

Bölgeler ve Ulaşım

Londra’nın gelişmiş bir metro ağı var. İstanbul’a göre kıyaslayacak olursak, İstanbulda metro ağı yok. Gelişmiş gelişmiş bir metro ağı olduğu için, uzun mesafeleri metro ile katedebiliyorsunuz. Bundan dolayı olacak ki, gittiğiniz mesafeye göre bir ücretlendirme uyguluyorlar. Mesafeyi düzgün hesaplamak içinde metroya girerken ve çıkarken kartınızı okutmanız gerekiyor.

Mesafeleri ise, durak sayısı olarak ölçmek yerine bölgelerle ölçmeyi tercih etmişler. 1-9 arasında bölgelere bölmüşler Londra’yı. Örneğin ben Zone-3’te oturuyorum, iş yerim ise Zone-1’de. Günün yoğun saatlerinde, iş yerine giderken iki farklı metro hattı kullanıyorum ve toplamda tek yön için 3.30£ ödüyorum. Eğer Zone-2’de oturuyor olsaydım, tahminen 2.40£ ödeyecektim.

Biraz daha detaylı anlatmaya çalışayım. İstanbul’da Akbil dediğimiz şey Londrada Oyster Card diye geçiyor. İlk almanız gereken şeylerden biri. Akbil gibi yükleyip yükleyip kullanabiliyorsunuz. İsterseniz, Aylık Akbil’de (travelcard) yaptırabiliyorsunuz. Aylık akbilden farkı, belli bölgeler arasında geçerli olacak şekilde yaptırıyorsunuz. Örneğin, Zone-1 ve Zone-3 arası aylık travelcard 146£, Zone-1 ve Zone-2 arası aylık travelcard 124£ gibi…

Ev bakarken, iş – ev arasındaki mesafeyi, bu yolun size aylık maliyetini falan hesaplamakta fayda var. Yalnız, ev bakarken metro haritasından bölgeleri takip etmek zor olabiliyor. Ben ev bakarken Google Maps’teki bu haritayı kullandım. Buradan daha rahat bakıldığını düşünüyorum. Tabi isterseniz yakındaki metro istasyonuna bakıp sonrasında metro haritasından bölgenizi de tespit edebilirsiniz.

Son olarak otobüs ağı ile ilgili çok bir bilgim yok. Bir iki kere bindim sadece. Onda da otobüsler hep zamanında durakta oldu. Çok kalabalık değillerdi.

Güvenlik

Baktığınız tüm semtler için, mutlaka Google’da arama yapın. Örneğin, bir keresinde arama yapmadan, bir evi görmeye gittim. Stockwell diye bir bölge. Resimlerden falan baktım, ev gayet güzel. Eski tip, İngiliz stili bir ev. Neyse, zamanı çok iyi ayarlayamamışım, evi görmeye 30dk-45dk  önceden gittim. Bende dedim ki bir etrafı gezeyim nedir ne değildir diye. Yürürken farkettim ki, Kolombiyalı dolu heryer. Kolombiyalı olduklarını da iş yerlerindeki bayraklardan falan anladım. Pek tekin durmuyorlardı. Sonra hemen telefonumdan baktım, bölgede bildiğin çete savaşları oluyormuş. Hatta yer yer insanlar Stockwell’e  Shootwell diye isim falan takmışlar. Evi falan boşverip hemen ilk metroyla geriye döndüm.

Ondan, tavsiyem, evi çok beğenmiş olabilirsiniz, fiyatı falan da makul olabilir, semt zone-2’de bile kalsa mutlaka kontrol edin. Google’a bir sorun. En azından Londra polis teşkilatının sitesinden bir bakın. Olmadı bu siteden de bakabilirsiniz. Ama mutlaka bakın.

Randevu Alın

Yapacağınız hemen hemen her şey için önceden randevu alın. Bir evi beğendiğiniz görmek mi istiyorsunuz, arayın ve randevu alın. Hele büyük bir emlak şirketi ise (Foxtons gibi) ne aradığınızı mutlaka belirtin. Sizin gözünüzden kaçan bir önerileri illaki olacaktır. Mesela, bankaya hesap açtırmaya mı gideceksiniz, yine önceden arayın ve randevu alın. Konsolosluğa mı gideceksiniz yine arayın ve randevu alın.

Yine Londra’ya gitmeden önce, en azından ilk haftanız için bir takım emlakçılarla randevunuz olsun. Ev aramak için rightmove sitesini kullanabilirsiniz. Büyük emlakçıların kendi siteleri de var. Onlardan da yararlanabilirsiniz. Semt olarak, bütçeye göre değişmekle birlikte, zone-2’de kalan tüm bölgelere (Örneğin, Islington, Canada-Water, Fulham, Canary Wharf gibi) bakmanızı öneririm.. Sadece güneyde suç oranı biraz daha yüksek diye biliyorum. Bu sebepten özellikle güney semtlerde (Clapham vs) güvenlik aramanızı daha sıkı yapın. Zone-1’e falan da bakmak isteyebilirsiniz tabi ama benim için çok pahalıydı ondan doğrudan vazgeçtim. Şimdi ise Zone-3’te, Royal Victoria’da oturuyorum.

Ev Borsası

Biraz da Londra’dali emlak durumundan bahsetmek istiyorum. Başlıktan da anlayacağınız üzere borsa gibi. Evler ilanda çok uzun süre kalmıyor. Ondan dolayı, önceden randevu alacaksanız, son bir hafta kala yapmanız en mantıklısı.

Kısaca ev tutma sürecini de anlatayım. Evi online olarak baktınız beğendiniz diyelim ki. Emlakçıyla görüşüp, evi görmek için sözleşiyorsunuz. Eğer emlakçı elinde başka evler varsa size onları da göstermeyi önerebiliyor. Burada karar sizin. Benim tavsiyem ellerindeki diğer evlere de bakmanız. Evi beğendikten sonra, ev sahibine teklif veriyorsunuz. Burada şunu belirteyim, tek siz teklif vermiyor olabilirsiniz. Bu sebepten, eğer evi beğendiyseniz ve ucuza tuttuğunuzu düşünüyorsanız,  teklifi ilandan yüksek vermeyi düşünebilirsiniz. Bunun tersi de mümkün tabi. Örneğin ben şu anda oturduğum evi ilanından 150£ ucuza tuttum. Ama teklifimi 12 aylık değil 18 aylık verdim. Yani sözleşme sürenizi uzatarak pazarlık edebilirsiniz.

Yine başka bir örneği vereyim. İlk haftalarda başka bir evi beğenmiştim. Piyasaya göre daha ucuz bir evdi. Teklifi verdim. Ama benden sonra evi gören hanım, benden daha yüksek bir teklif verip evi kiraladı. Tam tuttum derken, ortada kaldım. Siz siz olun bütün ihtimalleri göz önünde bulundurun.

Neyse, ev sahibi sizin teklifinizi kabul ederse. Kontrat aşamasına geliyorsunuz. Bu aşamada, sizden bir takım referanslar istiyorlar.

  • İş yeri referansı. Söylediğiniz yerde çalıştığınızı kanıtlamanız gerekiyor. Benim durumumda IK’dan bir mail almaları yetmişti. Yanlız burada farklı emlak firmaları farklı davranabiliyor. İlk baktığım evde herşeyde anlaşmıştık. Fakat sonradan deneme süresinde olduğumu öğrendiler. Ortada gerçek bir deneme olmasa da kontratımda var sonuçta. Bu sebepten, 3 ay sonra işsiz kalma ihtimalinden dolayı, evi bana vermek istemediler.
  • Arkadaşınızdan referans. Bu biraz garip bir talep. Eğer İngiltere’de yaşıyor olsaydım, büyük ihtimal eski ev sahibinden isteyeceklerdi. Fakat ülkeye yeni taşındığımdan bir arkadaşımdan, benimle ilgili referans maili göndermesini istediler. Mailde genel olarak işte sorumluluk sahibi, kirasını zamanında ödeyen biri olduğunuzu falan bahsedilmesi yeterli.
  • Kredi Skorunuz: Bu ülkeye yeni gelenleri hiç ilgilendirmiyor. Temel olarak geçmişe yönelik borçlarınızı zamanında ödediğinize dair bir bilgi.

Referans kontrolünü geçeceğinize emin olabilirsiniz. Geçememenizin tek yolu, söylediğiniz kişi olmamanız.

Kısaca bu süreçteki masraflardan da bahsedeyim. Bizde 1 ay peşin, 1ay depozito, 1 ay da emlakçıya verilir ya burada da durum benzer. Sadece emlakçı daha az alıyor. Depozitoyu daha fazla veriyorsunuz. Emlakçı masrafı, 450£ civarında tutuyor. Referans kontrolleri için talep ettikleri ücretler bu paraya dahil. Depozito olarak genelde 6 haftalık kirayı istiyorlar. Bunu devletin belirlediği bir hesaba yatırıyorlar. Ne emlakçı ne ev sahibinin bu paraya doğrudan erişimi yok. Sözleşmeniz bitene kadar depozitoya kimse dokunamıyor. Yine Türkiye’de olduğu gibi 1 ay peşin veriyorsunuz. Kiranızı da peşin olarak ödemeye devam ediyorsunuz.

Evlerle ilgili bir diğer önemli konuya daha değinmek istiyorum. Belediyeler her oturandan Council Tax adı altında bir vergi alıyor. Farklı bögleler farklı vergilendiriliyor. A-H’a kadar farklı vergi dilimleri mevcut. Ödediğiniz kiraya göre farklı vergi dilimine giriyorsunuz. Senelik 950£ ile 2000£ arasında değişiyor. Yani kiranızı hesaplarken, Council tax’i göz önünde bulundurmanızda fayda var.

Elektirik, Su, Doğalgaz

Öyle ya evi tutup taşındınız diyelim ki, elektiriği, suyu, doğalgazı halletmeniz lazım. İstanbul’da bu bile bir gününüzü alan bir iş. Ama Londra’da internetten ya da telefondan bunu halledebiliyorsunuz. Eve girdiğinizde zaten bunlar açık oluyor. Ondan dolayı bir maduriyet yaşamıyorsunuz. Bu arada evlerin hepsi doğalgazlı değil. Benim bildiğim duyduğum iki türlü ısınma var, elektirik ve elektirik+doğalgaz. Fiyat olarak elektirik+doğalgaz daha ucuz diyorlar. Benim oturduğum ev sadece elektirikle ısınıyor. Odalarda sıcak hava üfleyen radyatörler var. Fikir vermesi açısından belirteyim, 1+1 (one bedroom) evde kalıyorum. Tüm odaları ısıtıyorum ve gündüz işe giderken kapamıyorum. Bu durumda ilk ayki faturam 60£’tan az geldi. Su için bişey diyemeyeceğim, çünkü su faturam kirama dahil.

Yapılacaklar

Şimdi biraz da genel olarak neler yapmanız gerektiğinden bahsedeyim. Sonrasında ilk günler ve ilk haftalar olarak detay vermeye çalışacağım.

  • Ev tutmak: Söylememe gerek yok biliyorum ama bu ilk yapılması gereken şey. En stresli bölümü diyebiliriz.
  • Banka hesabı açmak: Ev tutmadan banka hesabı açamıyorsunuz. Maaşınızı alabilmeniz için de banka hesabı açtırmış olmanız lazım. Randevunuzu aldıktan sonra, (ben HSBC’ye online başvuru yaptım, randevum 10 gün içerisinde anca geldi. Ama yıl başı arifesiydi. Sizinki daha kısa sürebilir), iş yerinizden maaşınızı ve adresinizi bildiren bir belge götürmeniz gerekiyor. Eğer kira kontratınız büyük bir emlak şirketiyleyse, kira kontratınızı da sayabiliyorlar. Tabi yine çalıştığınız yeri kanıtlamanız gerekiyor.
  • Kimiliğinizi Teslim almak: Teslim almadığınız taktirde, vizeniz iptal öyle düşünün. Vizeniz çıktığında size passaport’unuzu teslim ederken, bir de mektup verecekler. Mektupta, yeni kimliğinizi (BRP, Biometric Residence Permit) ne zaman ve nereden alabileceğiniz yazıyor. Genelde, iş yerinize yakın bir posta ofisinde oluyor.
  • Londra Polisine Adresinizi Kaydettirmek:  Yedi gün içinde adres kaydınızı yaptırmanız gerekiyor. İlk kaydınızı Overseas Visitors Records Office‘e yaptırıyorsunuz. Eğer bir hafta da eve çıkabildiyseniz ne mutlu. Çıkamadıysanız, geçici adresiniz diye otelinizi verebilirsiniz. Fakat taşındıktan sonra, yine yedi gün içinde adresinizi yenilemeniz lazım. Fakat bu sefer en yakın karakola giderek yapabiliyorsunuz.
  • Türkiye Konsolosluk İşlemleri: Türkiye konsolosluğuna da adresinizi bildirmelisiniz. Eğer askerliğinizi tescil ettirmek istiyorsanız yine bunu konsolosluktan yapıyorsunuz. Her iki işlem için de online randevu almayı unutmayın.

İlk Günler

Uçaktan iner inmez ya da ilk bulduğunuz fırsatta Oyster Card almaya bakın. Nasıl İstanbul’da Akbil olmadan hiç bir toplu taşımayı kullanamıyorsanız, Londra’da da OysterCard’ınız olmadan kullanamazsınız. Unutmayın OysterCard’ınızı hem metroya girerken hemde çıkarken kartınızı okutmanız gerekiyor.  Kullandığınız hava alanına göre, metro hattından önce bir tren kullanmanız gerekebilir. Örneğin Gatwick havaalanını kullanıyorsanız, şehre gelmek için Gatwick Express trenini kullanabilirsiniz. Ücreti 19£ ve 30dk’da şehrin merkezinde oluyorsunuz. Kalıcağınız yeri büyük ihtimalle önceden ayarlamış olacaksınız. Daha gelmeden hangi durakta inmeniz gerektiğine falan bakın. 

Ben otele vardığımda saat 14:00 civarıydı. O gün için 17:30’da emlakçı randevum vardı. Ev güzel, tam ilandaki gibiydi. Fakat, az önce de bahsettiğim, gibi deneme süresinden dolayı tutamadım. Tabi evi tutamayacağınızı hemen öğrenmiyorsunuz. Bir iki gün teklif süreci falan sürdü. Buradaki tavsiyem eğer teklif aşamasında bir kapora vermiyorsanız, ev bakmaya devam edin. Az öncede belirttiğim gibi bir çok sebepten evi tutamayabilirsiniz.

İlk fırsat bulduğunuzda da bir GSM hattı edinin. Artık Londra’da yaşıyorsunuz, buraya ait bir GSM hattı kullanmalısınız. Ben, 3 operatörünü kullanıyorum. En ucuz operatörlerden biri. İngilterenin AVEA’sı diyebiliriz. Hatta güzel bir kampanyası var. 20£’a size, aylık, 200DK görüşme, 2000 SMS ve sınırsız 4G internet veriyor. İnterneti hotspot ile kullanamayabiliyorsunuz. Yani telefona alırım, bilgisayardan da filmimi izlerim diye düşünmeyin. Ben ilk ay bu şekilde sorunsuz kullandım. Hatta yaklaşık 60GB’lık veri tüketmişim. Ama ayın sonuna doğru hızım bilgisayarda azalmaya başladı. Telefondan kullanırken yine sorun yok ama bilgisayardan kullanırken yavaş kalıyor. İnternette hiç kullanamayanları da okudum, zaten 3 size bu konuda bir garanti vermemekle birlikte çalışmayacağını söylüyor.

İlk Haftalar

Evinizi tuttuktan sonra adresinizi Londra polisine kaydettirmeyi unutmayın. Türkiye’de ki ikametgah taşıtmak gibi düşünebilirsiniz. Sonrasında yapacağınız işlem ise konsolosluğa adresinizi kaydettirmek. Aynı zamanda bedelli askerlikten yararlanmak istiyorsanız, askerliğinizi tescil ettirmeyi de unutmayın. Birde Council Tax ile ilgili yapmanız gerekenler var. Bağlı olduğunuz semtin belediyesine başvurup verginizi ödemeye başlamalısınız. Bu işlemleri online olarak yapabilirsiniz.

Son

Ben tüm bu işlemleri halletmek için, işe 2 hafta geç başlamayı seçtim. Zaten stresli olan taşınma, böyle bir imkanınız olmadığında çok daha stresli bir hal alabilir. 2 haftam olmasına rağmen, ev tutman uzun sürdüğünden konsolosluk işlemlerimi halledemedim. Banka hesabım anca aralık sonunda açılabildi. Tavsiyem, olabildiğince sakin olun ve telaş yapmadan işinizi halledin.

Aklınıza takılan bir soru olursa mutlaka sorun. Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.

  • cok faydalı bir yazı olmuş Bahadır, tesekkurler. yazılım sektoru gibi yurtdışı calisma olanagı gorece kolay olan sektorlerde boyle yol gosterici paylasımlarda bulunmak cok onemli bence. yeni işinde başarılar!

  • Selam Bahadır,

    Tüm bunlar olurken bahsetmediğin kısım geçimini nasıl sağladığın 🙂 Mesela TR’de 1 yıla yakın danışmanlık yapmışsın ama Londra’ya gelip de ev bulana kadar otelde kalmak da ciddi bir masraf olsa gerek. Muhtemelen başka masraflar da vardır. Amazon bu konuda sana herhangi bir yardımda bulunmadı mı? Bu konuyu nasıl çözdün?

    • bhdrkn

      Selam Alper,

      Evet yazıda o kısma pek değinmemişim. Ne yazıkki konaklamanın her türlüsü çok pahalı. Her ne kadar toplamda 10 gün otelde kalmış olsamda, neredeyse bir aylık ev kirası vermiş gibi olmdum. Birde üzerine depozito var, emlakçı parası var vs. gerçekten yüklü bir para ediyor.

      Burada benim gözlemlediğim herkesin farklı bir yol izlemesi. Benim sözleşmemde, taşınma masraflarım peşin toplu para olarak ödenecek yazıyordu. Ama bu para elime anca ilk ayın sonunda geçti. Bazı arkadaşlar farklı anlaşmışlar. Onlar harcamalarını masraf olarak girdi. Şirket sonradan onlara ödeme yaptı. Ama her iki durumda da kendi birikiminden harcama yapman gerekiyor.

  • Deniz YUCELTEN

    Merhabalar. Cok güzel bir yazi olmuş, elinize sağlık. Ben taşınma işinizi nasil cozdugunuzu merak ettim. Tesekkurler